Hayatımızın en kutsal birlikteliği, en güzel paylaşımı, en anlamlı imzası, en saklı duyguları, en geçerli EVET’i, en değerli SÖZ’ü, en hassas organizasyonu, en kıymetli imzası, en heyecanlı halayı, en eğlenceli dostluğu, en güvenilir sırdaşlığı, en tatlı meyvelerin fidanı, en ölümsüz başlangıcıdır EVLİLİK....

Bu başlangıç ile yazımı okumaktan vazgeçebilecek bir çoğunluk gerçeğini göz ardı edemeyiz. Hemen akla getirdikleri tepkilerinden örnekler vereyim.

            “Bırak bu işleri. Abi aklın varsa evlenme. Yol yakından dön.”

            “Geçmiş olsun. İyi düşün evlenmek zorunda değilsin”

            “Ben seni cicim ayları bitince görürüm. Anya’yı Konya’yı o zaman anlarsın”

            “Bekarlık sultanlık. Biz bir kere hata yaptık. Özgürlüğün kıymetini bil”

            “Hep fedakarlık, hep alttan alma işi, hep özveri nereye kadar dayanacaksın”..... gibi öğütler. Evet böyle düşünen arkadaşlar bu yazı asıl sizin için.... Şifa niyetine İÇİN....

Herkes yıllarca farklı ailede, kardeşlerle, akrabalarla, sosyal ortamlarda, okullarda, arkadaşlarla, inançlarla, farklı bir karakterle büyümüşken, EVLİLİK’te istenirki hemen her şey mükemmel olsun. Eşim beni daha ilk günden anlasın ve beni üzmesin. Hatta ben söylemeden benim ne düşündüğümü akıl etsin. Hayalperest bir bakış ve yanlış bir başlangıç.

EVLİLİK bir başarıdır, ancak bedelini ödemeyi göze alanlar için....   

“Bir araya gelebilmek bir başlangıç, bir arada kalabilmek bir ilerlemedir, ancak gerçek başarı bir arada çalışabilmektir” sözü ile otomotiv sektörünün lideri Henry Ford yaşama dair çok ince mesaj vermektedir. Zorlukların üstesinden gelebilmek ve bir arada yaşayabilmek için EVLİLİK bir sınavdır insanlığa..

Sorunlara bakış açısı ve hayata bakışı değiştirmenin tanımı 3B Kanunu: “BAŞARMAK için BAŞARISIZLIKLARINIZLA BARIŞIK olmak zorundasınız”

Birbirinin kusurunu aramak yerine Mevlana’nın söylediği gibi “kusuru örtmekte gece gibi ol” felsefesi ile birbirinin kusurunu kapatmaya çalışmak en doğru davranış şeklidir EVLİLİK’te....

EVLİLİK kişisel enerjinin ortak sinerjiye dönüştüğü adımdır. Çünkü SİNERJİ’nin formülü 1+1 = 3 (Ben + Sen + BİZ) olarak tanımlanmaktadır. Bu kutsal birlikteliğin anlayış, hoşgörü, duyarlılık, sevgi, saygı ile güvenilir bir güzellikte yaşanması için ise kurucuları tarafından gösterilmesi gereken özveri ve empatiye ihtiyacı vardır. Bu iki önemli yaklaşımı tehdit eden ve zorlayan düşman ise her defasında ilk adımı önce karşı tarafın atmasını beklemektir.

Gerçek bir örnek üzerinden analiz edelim.

Konu: Diş Macunu

Problem Tanımı: Eşlerden birinin macunu tam orta yerinden sıkıyor olması

Etki: Macunu alttan sıkan eşin her diş fırçalama faaliyetinde içten ve dıştan bilenmesi

Beklenti: Karşılıklı anlayış ve değişim

İnanç: Her kişi için önce karşı tarafın özveride bulunması gerekliliği

Olası Diyaloglar: “Sen beni hiç anlamıyor, benim için hiç özveride bulunmuyorsun. Çok anlayışsızsın. Bu kadar düzensiz ve dikkatsiz olmayı nasıl başarıyorsun merak ediyorum”

                              “Ama çok üstüme geliyorsun. Küçük meseleyi amma büyüttün. Ben bu yaşıma kadar bu macunu hep böyle kullandım. Bu saatten sonra alışkanlıklarını değiştiremem. İşine geliyorsa”

                              “Bu konunun huzurumuzu bozmasına izin vermeyelim istersen. Gel ikinci bir macun alalım. Herkes kendi macununu kullansın.

                             “Tamam tamam ne gerek var anlamıyorum ama senin istediğin gibi olsun”...... 

Muhtemel Sonuç: İkinci bir diş macunu alınması ve soğuk savaş ortamının devamı.

Gerçek Sonuç: Kendimizi kandırmak. “BİZ” öldü. “Ben ve sen” yaşa. Sorun ile yaşamak kabullenilmiş ancak çözüme ulaşılamamıştır.

Geleceğe bakış: Bugün macunları ayıran çözümsüzlük yarın farklı ve daha büyük ayrılıklara sebebiyet verebilir...

EVLİLİK dediğimiz dostluğun bir diş macunu sorunu ile yıpratılmaması adına atılması gereken adım ne olmalı?

EVLİLİK = “Diş Macunu Sıkmayı Öğrenmek” dir değerli arkadaşlar.

Siz ortadan sıkan eşinizden sonra aynı diş macununu alttan sıktığınızda fiziki kanunlar gereği ortadaki boşluğu doldurup sizin için öyle akacaktır. Ve siz kusuru bulup çatışmaya dönüştürmek yerine kusuru örtüp çözüm için ilk adımı atmış olacaksınız. İlk adımı sizin atmanız ne kadar zor geliyor değil mi? Aslında ilk adımı hep siz attınız bu güne kadar.

Eşiniz macunu tekrar ele aldığında ortadan sıkmaya devam edebilir. Siz sorun etmeden alttan sıkmaya devam edin. Alışkanlıkları kırmak ve değişim zordur. Biraz azim ve kararlılık gerektirir. Ve EVLİLİK, yakalayabilen için muhteşem bir fırsattır ve istediği bedeli fazlasıyla hak eder. Bu sorun etmeden diş macununu alttan sıkarak çözüm için çok fedakar! davranışınızın en önemli kazancı ise başka bir konuda sizin kusurunuzu örtmek konusunda eşinize hayatının en güzel mesajını vermenizdir.

Bu arada EVLİLİKLER kurtulsun diye ortadan sıksanız bile kendiliğinden düzelen özel ambalajlı diş macunları üretmişler. En kötü ihtimal bir tane tedarik edin. Kimse kimin diş macununu nereden sıktığını anlamasın. J))

“Siz istemezseniz kimse sizi mutsuz edemez.”

“Hayat kendinizi üzecek kadar uzun değil. Hayat bir gün o da BUGÜN”

“Üzülmek, size bu duyguyu yaşatan sorunun çözümüne hiç bir katkıda bulunmaz. Yalnızca sizi yıpratır ve etrafınıza negatif enerji yayar”

“Hiçbir yaygara ve telaş masada dururken dökülen sütün bir damlasını bile geri getirmez”

“Üzülmek yarının sıkıntısından bir şey eksiltmez, sadece bugünün gücünü tüketir”

 

Sağlıklı ve huzurlu kalın..

 

Levent Galip YEŞİL

Bireysel ve Kurumsal Eğitim ve Yönetim Danışmanı

levyesil@gmail.com